11 Ağustos 2016 Perşembe

TATİLDE NE GİYSEK ?



Herkese yeniden Merhaba :)

Bu yayınımda  benim tatilde giymekten büyük keyif  aldığım günün kurtarıcısı parçasından bahsedeceğim .

Uzun zamandır aradığım ve istediğim formda olan bu şahane kırmızı tulum benim tatilde büyük kurtarıcım oldu . Hem tiril tiril hem salaş hem de asla terletmiyor. Gladyatör tarzı sandaletlerle kolaylıkla kombinleyebilirsiniz.















           
Tulum : H&M
Sandalet : MANGO


  





22 Haziran 2016 Çarşamba

BÜYÜK ADA


   BÜYÜK ADADAN MERHABA :)

Şehir Keşmekeşliğinden uzakta İstanbul da  en sevdiğim Ada Grupları içindedir Büyük Ada . Aynı zamanda Prens Adaları olarak adlandırılan bu ada diğerlerinin içinde en büyük ve en kalabalık olanıdır. Bir Ankaralı olarak ne zaman İstanbul'a gitsem muhakkak gittiğim yerlerden vazgeçilmezimdir.

Ulaşım ise sizin bulunduğunuz yere bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Biz bu sene Kabataş İskelesinden direk Ada'ya giden Dentur ile gittik.Yaklaşık 1 saat süren yolculuğun sonunda Heybeli Ada 'da yolcuları indirdikten sonra Büyük Adaya devam ettik.

Büyük Adaya ulaştığımızda günün 19 Mayıs olmasından kaynaklı kalabalıkla karşılaştık. Adanın tadına varmak istiyorsanız hafta içi gelmenizi tavsiye ederim. Adaya ulaşır ulaşmaz bir Ada klasiği olan Prinkipo da dondurma yemeyi atlamadık tabi ki :)

Dondurmalardan hemen sonra en büyük klasik haline gelen bisikletlerimizi kiraladık. Bisiklet kiraladığımız yerin hemen karşısında Büyük Ada Şekercisi Candy Island var buraya uğramanızı da tavsiye ederim . İçeride çikolatalar,lokumlar, limonatalar, şekerler ve tatlılar mevcut.



Bisikletlerimizi kiraladıktan sonra her zamanki yol güzergahından Büyük Ada turuna başladık. Arada bir soluklanıp fotoğraf çektik :) İnanılmaz güzel dokuya sahip evleri gördükçe bunları fotoğraflamamak olmazdı tabi ki ...











Hava sıcak olduğu için ve Aya Yorgi Kilisesine kadar bir hayli yolumuz olduğundan dolayı bizim için klasik hale gelmiş olan Anastasia Meziki Otelde o mükemmel ev yapımı limonatadan içmek için ufak bir mola verdik . Limonatası kadar kahvaltılarından ve yemeklerinden övgüyle bahsedildiğini duyuyorum. Yolunuz düşerse buraya da bir bakmanızı tavsiye ederim .







Anastasia Meziki Otelden ayrıldıktan sonra istikamet Aya Yorgi Kilisesi tepesi . Eğer en tepeye çıkacaksanız bisikletinizi faytonların merkezi olan park alanı kısmında bırakmanız gereklidir. Burada bisikletler için park yeri mevcut. Biz hemen sol tarafta bulunan restorantta bıraktık.Sonrasında yokuşu yaya olarak tırmanmaya başladık. Tırmanmadan önce gördüğüm güzel şeylerin fotoğrafını tabiki çekmeyi ihmal etmedim her zamanki gibi  :)










Uzun bir yokuş tırmanışı sonunda yorgun , bitkin vaziyette en tepe noktaya ulaştık :) 
Önce Aya Yorgi Kilisesini ziyaret ettik daha  sonra ablamla benim vazgeçilmezimiz olan  Yücetepe Kır Gazinosunda yemek yemek için nefis manzaraya karşı bir masa bulup oturduk. Orada yemek yemek istiyorsanız öncelikle gidip ufak bir pencereden siparişinizi veriyorsunuz. (Biraz sıra oluyor özellikle hafta sonu ) Siparişiniz hazır olduktan sonra size seslenerek sinide yemekleri sunuyorlar. Köfte ve ev patatesi favorim olduğu için yine bu ikiliden sipariş ettim. Bunun dışında farklı alternatifler ve alkol de  mevcut . Kişi başı alkolsüz içecekle birlikte 30 TL'den  fazla hesap ödemezsiniz. (Tabi yediğiniz şeylere bağlı bu benim menüm için geçerli:) )





Yemeğimizi yedikten sonra maalesef ki dönüş vakti . Hem bisikletleri teslim etme zamanı yaklaşıyor hem de vapur saati :( Ada merkezine geldiğimizde vapur saatine kadar ufak bir süremiz kaldığı için onu da manzara eşliğinde çay içerek tamamlıyoruz.




Umarım sıkılmadan keyifle okumuşsunuzdur. 

Teşekkürler 

14 Haziran 2016 Salı

ROX CAPPADOCİA RÜYASI





Kapadokya da gördüğüm en güzel otellerden birinden Merhaba :)

Otele otel sahibi Arda Bey'in samimi karşılaması ile giriş yaptık. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra ise bu misafirperverlik devam etti. Kahvelerimizi içtikten sonra oteli ve çevreyi keşfe başladık. Şunu söyleyebilirim ki odalarda olduğu kadar , otelin her bölümünde inanılmaz bir doku , sıcaklık ve samimiyet vardı. Sanki otelde değil evimde gibiydim.

Bu otelde kalışım süresince beni bir tek hava muhalefeti üzdü . Hava kapalı ve yağışlı olduğu için tüm balonlar iptal olmuştu ve otelin o güzelim terasından sabah balonları izleyemedim :(  Artık bir daha ki sefere deyip kendimi teselli ediyorum  :)

Teselli sebeplerimden bir diğeri de o muhteşem kahvaltıydı. İnanılmaz güzel reçellerin olduğu bol çeşitli bir kahvaltıydı. Gelirseniz muhakkak muz reçelini tadın. Bunun  dışında bal kabaklı reçeli de çok beğendim.  Otelde kalmasanız bile dışarıdan kahvaltıya gidebiliyorsunuz.

Fotoğrafta kahvaltının gözükmeyen büyük bir bölümü mevcut :)
Bunun dışında otelle ilgili fotoğraflar da kahvaltı fotoğrafından sonra tek tek gelecek :)

















Eğer sizde benim gibi Kapadokya planı yapacaksanız ve otel konusunda kararsızlık yaşıyorsanız Rox Cappadocia'ya bakmanızı öneririm zira ben araştırma yaparken elim hep bu otelde rezervasyon yapmaya gitti :)